some of..

some of..

27 Haziran 2010 Pazar

runes to my memory


ayin geceyi aydinlattigi bir vakitteyiz yine..
"gunaydin.."
bir binanin catisindayim su anda, yildizlar bugun her zamankinden daha az sayiliyor, ay okadar aydinlik ki.. ozluyorum seni, kiskaniyorum yanindakileri. uzuluyorum ama bir sey yapamiyorum, okadar gucsuzum ki.. icimden seni aramak geliyor ama yapamiyorum, karsina cikmak istiyorum, olmuyor, belki karsilasiriz diye yuruyorum her gun gectigin sokaklarda durmadan ama.. bazen de gurur yapiyorum, soylediklerin yaptiklarin geliyor aklima, kulaklarimdan o cumleleri silemiyorum adeta.. gozumun onunde takilmis bir video gibi o anlar..
gun doguyor, sadece bir kac saat kaldi, bir kac saat sonra telefonunda bir mesaj goreceksin.. umarim guzel bir gune uyanirsin.. viskimi yudumluyorum, hava biraz usutsede titretmiyor icimi..
ve insanlar ise gidiyor, bir bir cikiyorlar apartmanlardan bende durbunden o binanin kapisini izliyorum, bir kadin cikiyor, guzel giyimli.. bir adam cikiyor takim elbiseli, kadina yetismeye calisiyor, bir yandan kravatini bagliyor.. ve bir sure kimse cikmiyor kapidan.. viskimden bir yudum daha aliyorum. bir adam daha cikiyor, acelesi var. bir sure yine kimse yok.. kapi aciliyor, bu kez farkli, sanki o demir kapinin seslerini duyuyor gibiyim, derken bir gurultu, pat, cat, her neyse.. ellerim titriyor, kalp atislarim hic bu kadar hizlanmamisti, dudaklarim bir yuvarlak olusturuyor ve sessizce "oldu" diyorum. adam oldu.. kanlar icinde yere dustu, pencerelerden insanlar ona bakiyorlar, acircasina, bir kadin asagidaki cocugunun yanina kosuyor ve onu okula gondermekten vazgeciyor bugun icin.. toplaniyorum yavasca, sanki daha oncede yapmisim gibi, ellerim titriyor hala, kalbimde cok hizli carpiyor, tasikardik bir kalbin ritmi bana hayatin acelesini anlatir her zaman, hayat hizli yasanmali der.. ama ben sakinim, ellerim titriyor. catinin kapisini aciyorum, binaya giriyorum, ve kimsenin olmadigindan emin olunca asansoru cagiriyorum, bu en son aldigim takimi ilk giyisim, disarida insanlarin bana nasil bakacaklarini merak ediyorum, umarim yakistirirlar. kulakliklarimi takiyorum, duraga yuruyorum, sanki insanlar bana bakiyor gibi.. telefonumu cikarim konusuyormus gibi yapiyorum, "hayir hanimefendi bunu yapmamis mumkun degil. hayir ama anlamiyorsunuz.." otobuse biniyorum.. sag cam kenari guzel bir yer var bos, oturmaya ihtiyacim var, her an kalbim yerinden cikabilir, ben sakinim. kirmizi isikta duruyoruz, yan tarafta bir beyaz esya dukkani var. flas haber olarak geciyor cinayet.
"gunaydin, sevgilinin olum haberini gordum tv de, eger bir seye ihtiyacin olursa, ben yanindayim."


Caress that carcass
I miss your heartworks
My swansong, so insalubrious
Pouring sweat but the fever remains
It's all pretty odd but more our darkest days
Cause we let it burn and felt strength just the same
I don't care if you get it
These songs still scream your name

2 yorum:

  1. Merhaba arkadaşım! Süper bir Blog olmuş, başarılarının devamını dilerim, bana da beklerim. www.anindayorum.com

    YanıtlaSil
  2. welcome to the sludge city..

    bu guzel bir karsılama takipcinizim...


    selamalrımla..

    YanıtlaSil