
uzun zaman sonra yine buradaydim.. yillarimi gecirdigim, hayatima mal olan o yerde.. cok zaman gecmisti ve ben degismistim.. kazaniyordum, durmadan.. giristigim her iste basarili oluyordum ve bu gecenin kazanan adami yine bendim.. iki kisi kalmistik masada sadece ve kazanan taraf olmanin essiz hissini yasiyordum.. derken son rakibimin de her seyi tukenmisti.. tanri oldugumu haykirmak geliyordu icimden.. her gun kendimi bu kadar guclu hissetmiyordum ama bugun yalnizdim ve bu bana oldukca guc veriyordu.. rakibimi aslinda yillar oncesinden taniyordum, oturdugu masada milyonlarini harcayan, kimi gecelerde inanilmaz paralar kaldiran adamlardandi.. yaklasik haftada bir yaninda canta niyetine tasidigi o kizlari degistirse de kaderine siparis veriyormuscasina yanindakiler her zaman sarisin, uzun boylu, kirmizi elbiseli olurdu.. ozel uretim rolex saatini mumkun oldugunca insanlarin gorebilecegi sekilde gomleginin kolundan disari cikarir, ona entellektuel bir hava katan gozluklerinin arkadasindan etrafta yolunacak tavuk var mi diye bakarken purosundan cekilmesi zor bir nefes cekerdi.. sonrasinda buldugu tavugun masasina oturur, ve o tavugun butun tuylerini yolana kadar bir sekilde tavugunun kapandan disari cikmasina engel olurdu.. ama bugun isler farkli gidiyordu.. ustelik bu onun elindekilerin hepsini kaybettigi ilk gecesiydi ve su anda bu goruntuyle eglenmek isteyen onlarca insan vardi etrafimizda.. bu kez sevgilisine hava atamayacakti.. sevgiliside ona pek yakin davranmiyordu isin dogrusu.. soguk bir tonda
"yarin tum zararini kapatip kar bile edecek kadar kazanacagindan eminim." demisti, ama bu adami daha da cok sinirlendirmekten baska bir ise yaramamisti.
"kapa ceneneni" demekle yetindi..
sonradan ogrendigime gore bir avukatti ama kimsenin almak istemedigi davalari alip inanilmaz sekilde sonuclandiriyordu.. imkansiz denilen davalari kazanmak onun icin cocuk oyuncagi adeta diyordu herkes..
sabaha karsi 4 olmustu saat ve artik eve gitme vakti gelmisti.. masadan kalkip rakibime bir tesekkur ettim ve arkami dondugumde onun sevgilisini gozlerimin icine paril paril gozleriyle bakarken yakaladim.. icimin erimedigini soylesem yalan olur cunku gercekten inanilmaz sexi bir kizdi ve eminim o kumarhanede onunla sadece bir gece gecirebilmek icin milyonlar verecek onlarca insan vardi.. kendime guvensiz bir sekilde kafami one egdim ve kapiya dogru yoneldim.. kollu canavarlarin birine takildi gozum.. bukleli saclariyla gozlerinin ici gulen bir kiz vardi o makinede oynayan.. eski bir dostum oldugunu zorda olsa hatirladim ve gulumseyerek yanina yaklastim, tam o sirada kolu cekti ve heyecanla makineye bakiyordu.. ilki 8 geldi..
"merhaba" dedim..
ikincisi de 8 geldi..
heyecandan sesi titreyerek "iii, merhaba." dedi.. saatlerdir orada oturdugunden hic suphem yoktu ve eger her oyun icin bu kadar heyecanlaniyorsa..
ucuncusu de 8 geldi..
cigliklar atarak ayaga kalkti ve bana sarildi.. henuz beni tanimamisti ama yinede eski dostumun sevincini benimle paylasmasi hosuma gitmisti.. ben milyonluk bir kazancla masadan kalktigim halde ona sadece gulumseyen bir merhaba demek icin gitmistim yanina.. biraz utandim aslinda..
yaklasik 3 dakika suren seremonisi bittikten sonra bir adim geri cekilip bana bakti.. onunla gorusmeyeli cok degisiklik olmustu bende, saclarim artik kisaydi, sakallarim uzun ve ne yazikki yuzum kirisikliklarla doluydu.. birer bira alip gecmisi yad ettik.. uzun bir konusmaydi bu.. sevgilisiyle hala devam ettiklerini anlatti bana.. bu sevindiriciydi cunku sevgilisi de benim dostumdu..
"onu da gormek isterdim."
"aslinda haftaya geliy.." dedi, arkadasindan bir teklifin geleceginden korktugum icin cumlesini bolmustum..
"bu harika"
"sey, evet.. neden haftaya ucumuz gorusmuyoruz?" iste gelmisti o teklif.. bu teklifle birlikte anilarim tekrar gozumun onune geldi.. bundan 5 sene onceydi ve biz ozaman 4 lu olarak takilirdik..
"neden olmasin." dedim yarim agizla ve hemen arkadasindan "keske oda olsaydi.." dedim.
onun evinin cok yakinindaydik ve nasil bir tesadufse onunla birlikte oldugumuz surece buralarda cok gezmememize ragmen biz ayrildiktan sonra hep buralarda geziyordum.. oradan her gecisimde camina isigi yaniyor mu diye bakiyor, onu en son gordugum zamani dusunuyordum.. bu sirada disari cikmis arabalarimiza dogru yuruyorduk dostumla.. ve yol tabiki onun evinin onunden geciyordu..
"bak, iste burada oturuyor." dedim.
"cagiralim mi?" dedi.
cilginliklar yapmayi seven birisi degildi, hayatini emin adimlarla atmayi seven ve riskten kacinan biriydi.. bu cumlesi bana onu aramamizi teklif ettigini dusundurmustu..
"telefonu degisti, evlerinin telefonuda degismis ve hatta annesininki de"
"ciddi misin? peki bu senin yuzunden mi?"
"hayir, sanmiyorum, cunku onu rahatsiz edecek bir sey yaptigimi dusunmuyorum"
"ayrildiktan sonra hic konustunuz mu?" aslinda bu sorunun cevabini biliyordu ama nedense yinede soruyordu..
"en son yazin internette konusmustuk"
"tekrar konusmanizi engelleyecek bir sey oldumu?"
"hayir, yanlis bir sey soyledigimi dusunmuyorum."
"hadi onuda cagiralim."
"nasi yani?" saatime baktim.. saat gece 10 du.. ben saatin sabah 4 ten gece 10 nasil bu kadar hizli ilerledigini okudugum uc satir kuantum felsefesiyle kendime aciklamaya calisirken..
"gidip kapidan cagiralim, evi burasi dememis miydin?"
"evet, ama.. sen ciddi misin?"
"evet, hadi.."
sok olmustum bu cumleler karsisinda, korkmuyordum onu gormekten, hatta gormek beni mutlu edecekti biliyordum bunu ama, o beni gorunce nasil etkilenecek ve annesi bu duruma ne diyecek diye endiseleniyordum..
aslinda annesi onunla birlikte oldugumuz donemde beni severdi, yani bunu bana gostermezdi ama, anlattiklarina gore akrabalariyla olan bulusmalarinda benden damat diye bahsedermis ve biz ayrildiktan sonra dahi uzun bir sure benden bahsetmeyi devam etmis.. benimle gorusmeyi biraktigini soyledigi bir gun ona delirmis gibi tepki vermis olduguda beni sevdiginin bir gostergesiydi benim gozumde ancak sunu da biliyordumki her sevgi bir gun bitebilir eger ask degilse.. annesinin bana neyzen teyfik' in tanriya olan bagi gibi bir askla bagli olmadigindan adim gibi emindim iste tam bu nokta kapiyi caldigimizda neyle karsilasacagimizi kestiremememin sebebiydi.. neyseki annesiyle babasi ayri dedim o anda icimden.. kapi zilinin uzerinde annesinin ismi yaziyordu.. arkadasimin kararliligi is zile basma kismina gelince bir anda yok oluvermisti, bende icimdeki heyecani ve coskuyu bastirmaya calisiyordum ama bu mumkun degildi.. onu en son 4 sene once yuz yuze gormustum.. yolda bir kez daha karsilasabilmek bir zamanlar yasam amacimdi ama olmamisti ne yazikki umarim bundan sonra olur yinede.. umarim bundan sonra olur yinede..
yaklasik 5 dakikalik bir zile basma cabasinin sonrasinda zile bastim ama yukari bakmak yerine zil tuslarina bakiyordum..
"kim o" bu annesinin sesiydi.. arkadasim kendini annesine tanitma faslindan sonra nihayet onu pencereye getirmeyi basarmisti.. ama bu kez de kendini ona tanitmasi gerekiyordu ve o sanki tanimamak icin bilincli bir sekilde direniyordu.. sonunda asagiya inmeyi kabul etti.. zaten tasikardik olan kalbim yerinden cikacakmis gibi olmustu artik.. ne yapacagimi, nasil davranacagimi dusunuyordum, bu sirada arkadasim bana bir seyler soyluyordu ama ben sanki uzayin derinliklerinde yapayalniz bir sekilde surukleniyordum kiyiya dogru.. onun goruntusu geldi bir anda gozumun onune.. beline kadar dumduz saclari vardi, sabah 8 de bulusacak dahi olsak o bir sekilde saclarini o hale getirebiliyordu ve benim icin bu kadar ozen gostermesi beni misir firavunundan daha narsist bir hale sokmustu.. dunyada tartismasiz en guzel kizdi benim icin ama ben yinede onun yaninda kendimi ovebilecek kadar aptaldim o yillarda.. sonra az once camdan bize bakarkenki hali geldi gozumun onune.. gozlugu vardi.. lens kullaniyordu aslinda ama lens gozlerinde hemen alerji yapiyordu ve gozleri aciyordu, yine oyle oldu diye dusunup ona sarilmak, onu her haliyle cok sevdigimi haykirmak istedim..
arkadasim "rahatsiz mi ettik acaba?" diye sordu.
kendimden cok emin bir sekilde "eger parfum kokuyorsa mutlu olmustur, parfum kokmuyorsa yapmamamiz gereken bir sey yaptik demektir." diye yanitladim.. hangisinin dogru oldugu onemli degildi benim icin aslinda cunku hayatim boyunca pisman olmayacagim bir seyi yapmistik..
ve binanin giris katindaki sensorlu isik yandi.. iste geliyor...
isigin yanmasiyla onun bizim gorus alanimiza girmesi arasindaki sure yaklasik 20 saniye surmustu ama bana gecen 4 yildan daha fazla gibi gelmisti.. onunla ayrildiktan sonra hic bir sey beni sabirsizlandirmamisti.. ama bu 20 saniye hayatimda hic olmadigim kadar sabirsizdim..
ve onu gordum.. bana gecen sene bir konusmamizda saclarini kulak seviyesinden kestirdigini soylemisti ama su anda saclari belinin hemen ustune geliyordu ustelik bukleli oldugu halde.. saclarini sariya boyattigini biliyordum ama sonra yine boyatmistir diye dusunuyordum.. dip boyasi geleli bir kac ay olmustu ama onunda benimle ayni goruste olup saclarini siyah sevdigini biliyordum, buda dip boya zamaninin geldigi degil saclarinin dogal rengine kavusmasi icin beklediginin gostergesiydi..
bu dusuncelerime durup bir adim geriden baktim zihnimde ve sampuan reklaminda gibi hissetmistim kendimi.. gozlerinde mavi lensleri vardi.. heyecanli ve saskindi.. sesi titriyordu.. ustundeki mavi montu her zamanki gibi cok guzel bir tercihti.. zaten her zaman mukemmel giyinirdi.. onun giydigi ve benim begenmedigim hic bir sey olmamisti.. onunla butunlesen bir sey vardi zihnimde.. parfum..
bu kez parfum kokmuyordu.........
Mine is pure darkness
It is as blackness is
Damn the light which comes from you
As a moth to flame I burn
şizofrendi tanrı, yada aslında tanrıydı şizofren....tanrıydı şizofren, çünkü her şeyleriyle onundu yarattığı bütün karakterler ve onların dünyaları...üç tane zar görünüyordu resimde, üstteki ikisi daha gerçek olan...ama alttaki ikisiydi kumarbazın zarları, üstteki bir tanesi de tabi ki tanrının...kumarbazın zarları ancak toplanınca diğer zar kadar edebiliyordu...en alttaki zardı kadının "parfüm sıkıp gelmiş olma ihtimali"...ama tanrı biliyor ya, sudaki yansımadan başka birşey değildi en alttaki zar...
YanıtlaSiltebrikler...güzel bir yazı olmuş...tabi resim de:)...